1992 yılında Çeşme Otoyolu’nun İzmir-Urla ayağının açılmasından bu yana Urla ilçesi, kırsal peyzajı ayrıcalıklı peyzaja dönüştüren büyük bir sosyal, ekonomik ve kentsel değişim geçiriyor. Mimar Şebnem Yücel, Yönetmen Bilge Demirtaş ve Sosyolog-Mimar Can Gündüz’ün bu sözlü tarih dokümanter projesi, Urla’yı çevreleyen doğayı merkeze alır ve Urla sakinlerinin anıları, deneyimleri ve beklentilerini yansıtmaya teşebbüs eder. Proje, mekanlar ve insanlar arasındaki ayrılmaz bağın doğasını göstermeyi amaçlar.

Kategoriler:

Etiketler:

TRANS-GEÇİŞLER

Mimar Şebnem Yücel,

Yönetmen Bilge Demirtaş,

Sosyolog-Mimar Can Gündüz

1992 yılında Çeşme Otoyolu’nun İzmir-Urla ayağının açılmasından bu yana Urla ilçesi, kırsal peyzajı ayrıcalıklı peyzaja dönüştüren büyük bir sosyal, ekonomik ve kentsel değişim geçiriyor. Önce ilçeyi çevreleyen tarımsal alanlar otoyol ile ortadan kesildi; sonra ardına kadar açık olan kırlık alanlar, sadece seçilmiş azınlığa geçit verecek şekilde duvarlarla çevrilip tecrit edildi; tarımsal alanlar küçüldü ve bölgedeki sosyoekonomik uygulamalar sert bir biçimde değişti. Ancak kırsal soylulaştırma ve onun getirdiği yeni lüks kapılı topluluklar, üzüm bağları ve at çiftlikleri peyzajı, toprakla bağlarını tamamen kesmeyerek organik ve ekolojik ürünlere tarımsal yatırımları geliştirdi; böylece neredeyse dönüp dolaşıp aynı noktaya gelerek bölgenin önceki tarımsal uygulamalarına bağlandılar.

Bu sözlü tarih dokümanter projesi, Urla’yı çevreleyen doğayı merkeze alır ve Urla sakinlerinin anıları, deneyimleri ve beklentilerini yansıtmaya teşebbüs eder. Proje, doğrusal bir öykülemeden kaçınarak ve dönüşümlerin neden olduğu veya doğurduğu çeşitli süreçlerin döngüsel doğasının altını çizerek, yerler ve mekanların ayrılmaz doğasını göstermeyi amaçlar. Çalışma başlığı olan “trans-geçişler” proje için hem fiziksel hem de mecazi bir anlamlılık taşımaktadır. Fiziksel olarak “trans-geçiş” eylemi Urla’nın dönüşen peyzajının gözden geçirilmesi olarak anlaşılabilirken, mecazi olarak da böyle dönüşümler aracılığıyla bağlantıya geçirilen farklı sınıf yapıları ve zihniyetler arasında köprü kurulmasına atıfta bulunabilir. Bu fiziksel ve mecazi trans-geçişler aracılığıyla, bölgede gelişen daha zengin melez oluşumları vurgulayabilmeyi ümit ediyoruz.