PORT İZMİR 2, ANA SERGİ MEKÂNI SERGİLEMELERİNE PARALEL PROJELER / KÜLTÜREL BELLEK

Sergi tasarımının ana yapısı, üç farklı mekânda sergilenecek olan (Austo-Türk Tütün Deposu, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir Fransız Kültür Merkezi Sergi Salonu) çalışmaların yanı sıra, paralel projeler olarak düşünülen “Soirée/Performance/Cross Over” ve “6’dan 6’ya” projeleriyle desteklendi. İzmir’in karakteristik yapısına gönderme yapmayı hedefleyen sergi tasarımı ile paralel programlar arasında organik bir birliktelik olduğunun altını çizmek gerekir. PORT İZMİR 2, sadece görsel sanatların itici gücünden değil, sahne sanatlarının, özellikle de doğaçlamaya dayalı tiyatronun “anlık”, “heyecan dolu” yapısından yararlanmaya önem verir.

“Soirée/Performance/Cross Over” etkinliği, sergi döneminde üç akşam Fransız Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda üç farklı temadan yola çıkarak, İzmirli yaratıcı kişilerin bir sahne sunumu yapmaları düşüncesinden ortaya çıktı. Türkiye’nin en eski tiyatro salonlarından biri olan bu sahnenin tarihçesi, hem Türkiye’nin modernleşme sürecine hem de İzmir kentinin bu konuda oynadığı öncü karaktere gönderme yapmaktadır. Üç ayrı gece olarak tasarlanan bu etkinliklerde, geniş anlamıyla sanatın İzmir’de hangi koşullarda üretildiği, yorumlandığı ve belgeselleştirildiği üzerine eğilinecektir.  Çok eski ve yeni İzmirli yaratıcı aydınların sunumları, dolaylı ya da dolaysız olarak “kültürel bellek” ve bunun dönüştürülmesi üzerine yoğunlaşacaktır.

“6’dan 6’ya” etkinliği ise bir liman kenti olarak sokaklarında birçok dilin konuşulduğu İzmir’in kozmopolit, polyglot karakterine gönderme yapmayı hedeflemektedir. Alsancak’taki K2R Sanatçı Konukevi’nde, 5 Kasım 2010’da saat 18.00’den sabah 06.00’ya kadar sürecek etkinlik boyunca Almanca, Fransızca, İtalyanca ve İngilizce dillerinde önemli yazarların eserleri, dört ayrı odada Türkçe çevirileri ile aynı anda yüksek sesle okunacaktır.  Bir tür “edebiyat salonu” olarak tasarlanan bu etkinlikte eserleri okuyanlar, okuma yaptıkları dili anadili olarak konuşan kişilerden oluşacaktır.

İkidillilik, giderek artan önemiyle önümüzdeki yüzyılın en önemli dinamiklerinden biridir. Bu etkinlik, geceden sabaha uzanan süreçte sinema, tiyatro ve müzik gibi diğer yaratıcı etkinliklerin de katılımıyla bir tür “Babil Kulesi” etkisini oluşturmayı amaçladı.